• REKLAMLAR
  • Quite and Rather (Bayağı, epey)

İngilizce Başlangıç Seviyesideki  konularımız ile ilgili ders notlarını eklemeye başladık. Onsekizinci ünite "  Quite and Rather " dir. Konu anlatımı ve  örnek alıştırmalar ile konuyu anlamaya çalışalım.

 

Her üçü de “oldukça, epey, bayağı, gerçekten tamamen ” anlamlarını taşır. Aralarında sadece küçük farklılıklar vardır.

"fairly" olumlu anlama sahiptir, "rather" ise daha çok olumsuz ifadeler için uygundur.

RATHER

Olumsuz anlamı pekiştirmek için olumsuz sıfatlarla kullanılır.

- I had a rather difficult day. (Oldukça çor bir gün geçirdim.)

Bazı fiillerle kullanılır.

- My father rather likes raw meat. (Babam bayağı çiğ et sever.)

Comparative form ile olumsuz anlamı güçlendirmek için kullanılır.

- She is rather taller than her sister (O kızkardeşimden bayağı bir uzun.)

Tercih göstermek için would ile kullanılır.

- I would rather sleep than stay up. (Kalkmaktansa uyumayı tercih ederim.)

mostly (daha çok, genellikle) anlamında kullanılır.

- The society should be accused rather than him. (Onun yerine daha çok toplum suçlanmalı.)

Too dan önce kullanılır.

- The car was rather too expensive. (Araba bayağı çok pahalıydı.)


Olumlu sıfatlar ile kullanıldığında "beklenmeyen bir şekilde" anlamı katar.

- Though I hadn’t studied, my grades are rather good! (Çalışmadığım halde notlarım bayağı bir iyi.)

QUITE

Quıte bir fiili nitelediği zaman “tam, tam olarak” anlamını katar. Sıfat ve zarf ile kullanımında ise “oldukça, epey ” anlamı verir.


Sıfatlardan önce gelir.

- My French is quite good. (Fransızcam bayağı bir iyi.)


Zarflardan önce gelir.

- He can speak French quite well now. (Fransızca’yı oldukça iyi konuşur.)

Nadiren bazı isimlerle de kullanılabilir.

- Mr. Chalmers is quite an authority on playing darts (Bayan Chalmers dart oynama konusunda bayağı bir otoritedir.)

Completely (tamamen) anlamında bazı fiillerle kullanılır.

- I couldn’t quite understand what you want. (Senin ne istediğini tam olarak anlayamadım.)

superlative form ile kullanılır.

- It’s quite the worst match I have ever watched. (Şu ana kadar seyrettiğin en kötü maçtı.)

Quite ile Diğer Örnekler


- I could not quite understand what you said. (Tam olarak ne söylediğinizi anlıyamadım)

-  He looks quit tired. (O oldukça yorgun görünüyor.)

- Your English is quite good. (İngilizcen oldukça iyi.)

- She is quite an expert in archeology. (O arkeolojide epeyi uzmandır.)

- It’s quite (considerable) sometime since we had a holiday. (Biz tatil yapalı epey(çok) zaman oldu.)

- He’s quite an interesting man. (veya a quite interesting). (O çok ilginç bir adamdır.)

- It’s quite (=certainly) the worst film have ever seen. (Gördüğüm en berbat film.)



Etiketler: quite rather Quite and Rather Quite and Rather konu anlatımı

Yorumlar

İsim: